Derslere gelen hocalarımızı izledikten sonra aklıma gelen fikirleri yazacağım bu sefer. Yalnız önce hocalarımın dersi nasıl işlediğini biraz anlatmaya çalışayım.
Sınıflarımızda projeksiyon aletleri bulunur. Hoca derse gelir, ilk işi projeksiyonun kumandasını bulup, projeksiyonu çalıştırmak olur. Sonra parmak belleğini kürsüde bulunan bilgisayara takıp, gerekli sunumu açar. Bir elinde lazeri, diğerinde kalemleri dersi anlatmaya başlar. Bir yandan anlatır, bir yandan da tahtaya yazar. Bazen acayip durumlar da olur. Anlatımını bir anda bırakır, kürsüye doğru hızlıca gidip slaytı değiştirir ve kaldığı yerden devam ederler.
Bunları görünce aklıma üç tane fikir geldi. Araştırdım ve bu fikirlerden ikisinin yapılmış olduklarını öğrendim. Ben yine de, fazla bilinmediklerini gördüğüm için bu fikirlerden de bahsedeceğim. En azından vurgulamış olayım. Belki göz önüne çıkmalarına yardımcı olurum.
Kablosuz Fare + Sunum Aracı + Parmak Bellek
Microsoft zamanında, kablosuz fareyle, sunum aracı birleştirmişti. Bunun kimileri için kullanışlılığı artıracağını, kolaylık sağlayacağını düşünüyorum.
Bu fareyi hocalarımızın elinde hayal ederek başladım, gerçekten bir miktar kolaylık sağlıyor. Hoca dersine, parmak belleğini ve farenin kablosuz alıcısını bilgisayara takarak başlıyor. İşte benim aklıma tam bu noktada bir fikir geldi:
Zaten kablosuz alıcıyı bilgisayara takıyoruz; parmak belleği de alıcının içine gömsek, kullanışlılığı artırmış oluruz dedim.

