Geçen günlerde gOS diye bir fikir çıktı. Bir çeşit linux dağıtımı. Yeni bilgisayar kullanıcıları için çok yaralı olabilecek bir fikir. Ana özelliği; ihtiyaç duyulması muhtemel olan internet sitelerini birer programmış gibi masaüstüne sıralayıp hem kullanışlı hem de online olabilmek.
Diğer bir fikir de YouOS, eyeOS gibi online işletim sistemleri. Bir internet sitesini açarsınız, o site içerisinde de pencereleri.
Tabi bir de online işletim sistemlerinden bağımsız, online ofis uygulamaları var.
Madem yavaş yavaş internet üzerine geçiyoruz, şöyle bir şey de güzel olabilir:
Yeni bir bilgisayar alırsınız. Öyle uçuk kaçık bir hızı olmayan. Çünkü içerisinde değişik bir işletim sistemi vardır. Açarsınız bilgisayarı, başlat çubuğu, simgeler falan… Yalnız bu gördükleriniz bir internet sitesine ait elemanlardır. Aynı YouOS’da olduğu gibi.
(İnternet sitesi şeklindeki bir işletim sisteminden daha gelişmiş bir şey. Mesela internet sitesinde bir klasöre tıklarsınız, internet üzerinden o klasörün içinde neler olduğunun yanı sıra açılacak pencerenin şekli boyutu gibi bilgiler de gelir. Bu işletim sisteminde ise sadece içindeki dosya ve klasörlerin gelmesi yeterlidir. Bu sayede daha hızlı ve güçlü bir hizmet sunulur.)
Peki bunun ne avantajı olur? ▼
Maddeleyelim:
-
Yapılacak işlemler server bilgisayarlarda tamamlanacağından, sizin bilgisayarınızın çok hızlı bir bilgisayar olmasına gerek kalmıyor ve ucuz işlemcilerle de güzel bir performans yakalayabiliyorsunuz. Bu sayede taşınabilir bilgisayarların kullanışlılıkları artar.
-
Bir arkadaşınızın evindesiniz, şirketinizdesiniz veya internet kafede; kullanıcı hesabı bilgilerine, kullanıcı adınızı ve şifrenizi yazıyorsunuz, bilgisayarınız karşınıza geliyor.
-
Virüs gibi yazılımlara karşı daha güvende oluyorsunuz. Çünkü hem sizin bilgisayarınız da sanal, hem de serveriniz tarafından da güvenlik yazılımları çalıştırılıyor. Ayrıca kullanıcılarının dosyalarını daha fazla korumak için, her server kullanıcılarının dosyalarını otomatik olarak yedekliyor.
-
Online alışveriş ile photoshop gibi bir program satın alıyorsunuz. Sonra herhangi bir yükleme dosyası, cd veya dvd elinizde olmadan, başlat menüsünden yeni program ekle’yi seçiyorsunuz ve photoshop’u işaretliyorsunuz. Size satın alma işleminde verilen lisans anahtarını soruyor, yazıyorsunuz ve çalışıyor.
-
Yasal mp3 alıyorsunuz. Aldığınız sitede kullandığınız işletim sisteminize ve kullanıcı hesabınıza ait bir kaç bilgi dolduruyorsunuz. Daha sonra ortam yürütücüsünü açıyorsunuz ve satın aldığınız mp3′ünüzün, şarkıyı söyleyeni, besteleyeni gibi bütün bilgileriyle birlikte orada durduğunu görüyorsunuz.
-
Bir dosyayı her hangi bir arkadaşınızla paylaşmanız gerekiyor. Dosyanın paylaşım özellikleri bölümünden paylaşmak istediğiniz kişileri ve paylaşım haklarını (paylaştığınız kişi dosyayı değiştirebilsin mi vs.) seçiyorsunuz bitiyor.Hatta herkesle paylaş seçeneğini seçiyorsunuz ve dosyayı emule’ye benzer bir paylaşım ağının elemanı haline getiriyorsunuz.
-
Büyük bir dosya indiriyorsunuz. Eğer bu dosyayı internet üzerindeki sanal harddiskinize indiriyorsanız, bilgisayarınızı kapatsanız dahi bu dosya inmeye devam ediyor. Bilgisayarınızın harddiskine indiriyorsanız, bilgisayarınızı kapattığınız zamandan sonraki kısmı sanal harddiskinize iniyor ve siz bilgisayarnızı açınca bu iki parça birleşiyor.
-
Sanal harddiskinizde bulunan bir dosyayı upload etmek de daha kolay bir hal alıyor. Çünkü zaten internet üzerinde, yalnızca sizin upload edeceğiniz yere taşınması gerekiyor.
-
Güncellemelerle ve bazı uygulamalar için gerekli olan java, flash, framework veya codec gibi şeyler ile uğraşmak zorunda kalmıyorsunuz. Bunlar da serverinizin sorumluluğuna giriyor.
-
Diyelim bu işletim sisteminde olmayan bir programa ihtiyacınız var, siz o program için çalıştır diyince sanallaştırma yapılıyor ve çalışıyor.
-
Farzedelim bir aksilik oldu ve internete giremiyorsunuz, bilgisayarınız çalışmayacak mı? Hayır çalışacak. Nasıl ki internet tarayıcılarında çevrimdışı çalışabilme gibi bir seçenek var, bu işletim sistemi de sık kullandığınız dosya ve programları olabildiğince çevrimdışı kullanmaya çalışacak ve kendi harddiskine kopyalayacak. Bu hem bir miktar daha hız sağlayacak hem de internete erişemeseniz de bilgisayarınızı kullanmanızı.
-
Tabi alışkanlıkları (Windows’u) bırakmak kolay değil ama bu işletim sisteminden de Windows ile beraber yararlanmak isteyen kullanıcılar olabilir. Bu durumda bir internet gezgini açıp bu işletim sisteminin adresi yazılır ve aynı eyeOS gibi kullanılır. Ayrıca bu işletim sisteminin Windows/Mac için hazırlanmış bir programı ile daha hızlı bir hizmet sunulur.
Herhangi bir ofis programının farklı kaydet menüsünden, bu işletim sistemine ait kullanıcı hesabı bilgilerinizi girerek, dosyayı sanal harddiskinize kaydedebilmeniz de işleri kolaylaştıracak başka bir fikir.
-
Unutulmaması gereken bir diğer önemli şey de her ülkenin vatandaşlarının haklarını daha iyi koruyabilmesi için kendi serverına sahip olması gerekiyor.
Şu anda internet genel olarak, bu işletim sistemini kaldırabilecek kadar hızlı değil, fakat kısa bir zaman içerisinde bu mümkün olacak gibi gözüküyor. Böyle bir işletim sistemi de işleri kolaylaştıracak bir fikir gibi.