Anasayfa Iletişim Rss Technoratiye Ekle

YeniBirFikir.net'e hoşgeldiniz.

Furkan TURAN

Liseyi Yalova Fen'de okudum. Aklımda fikirlerimle beraber mezun oldum. Düşünmek kolaydı ama gerçekleştirmek neredeyse imkansız. Ben gerçekleştiremiyorsam, belki başkaları gerçekleştirir dedim ve böyle bir siteyi hayal ettim ama önümde elimi kolumu bağlayan bir sınav vardı; öSS. şimdi ODTü KKK'da üniversite hayatına başlamış bir öğrenciyim. Düşünmeye de devam ediyorum. Yalnız bu sefer düşündüklerimi kendime saklamıyor paylaşıyorum. Belki faydalananlar çıkar diye.

Beni ve siteyi daha iyi tanımak için Mikro-Pc ile yaptığımız söyleşiye göz atabilirsiniz: Yeni Bir Fikri Olan?

İnternette gazete okumak zahmetli bir iş. Üstelik de bir sürü gazete sitesinin her biri birbirinden sıkıcı bir şekilde haber sergilemekte olunca iş çok daha zevksiz bir hal alıyor.

Tabi bir gazetenin manşet haberlerini, diğerinin iki köşe yazarını, öbürünün de bir yorumcusunu sevdiğimiz de oluyor. Ama kendimize göre bir derleme yapamıyoruz malesef.

Böyle olunca aklıma bir fikir geldi.

Nasıl ki iGoogle, my.live.com gibi sitelerde kendi sayfamızda durmasını istediğimiz elemanları belirliyorsak, (hava durumu, rss beslemeleri, …) bunu bir gazete için de uygulayabiliriz. Şunun manşeti burada dursun, şu köşe yazarı şurada şeklinde. Tabi çok okunan haberler/yazılar, hava durumu, spor, televizyonda ne var gibi kutucuklar da.

Fikir - PuanlamaGazetelerin vazgeçilmezi reklamlar var tabi bir de. Bir internet sitesi için de vazgeçilmez gelir kaynaklarıdır. Peki reklamları nasıl yerleştirelim?

Bence reklamları yerleştirmeyi kullanıcıları bırakalım. Her reklam alanının bir puanı olsun. Ve bir de baraj puanı belirlensin.

Mesela bütün reklamlar en aşağı dizilirse baraj puan aşılamasın, en üste dizilirse daha az reklam konulabilsin.

Yazıcıdan çıktı alabilme özelliğinin de unutulmaması lazım. Uzun ve önemli yazıları bilgisayardansa kağıttan okumak daha rahat oluyor.

 

 

 


Geçen günlerde gOS diye bir fikir çıktı. Bir çeşit linux dağıtımı. Yeni bilgisayar kullanıcıları için çok yaralı olabilecek bir fikir. Ana özelliği; ihtiyaç duyulması muhtemel olan internet sitelerini birer programmış gibi masaüstüne sıralayıp hem kullanışlı hem de online olabilmek.

Diğer bir fikir de YouOS, eyeOS gibi online işletim sistemleri. Bir internet sitesini açarsınız, o site içerisinde de pencereleri.

Tabi bir de online işletim sistemlerinden bağımsız, online ofis uygulamaları var.

Madem yavaş yavaş internet üzerine geçiyoruz, şöyle bir şey de güzel olabilir:

Yeni bir bilgisayar alırsınız. Öyle uçuk kaçık bir hızı olmayan. Çünkü içerisinde değişik bir işletim sistemi vardır. Açarsınız bilgisayarı, başlat çubuğu, simgeler falan… Yalnız bu gördükleriniz bir internet sitesine ait elemanlardır. Aynı YouOS’da olduğu gibi.

(İnternet sitesi şeklindeki bir işletim sisteminden daha gelişmiş bir şey. Mesela internet sitesinde bir klasöre tıklarsınız, internet üzerinden o klasörün içinde neler olduğunun yanı sıra açılacak pencerenin şekli boyutu gibi bilgiler de gelir. Bu işletim sisteminde ise sadece içindeki dosya ve klasörlerin gelmesi yeterlidir. Bu sayede daha hızlı ve güçlü bir hizmet sunulur.)

Peki bunun ne avantajı olur? ▼


Geçenlerde Yalova’dan Bursa’ya gidiyordum ve birşey dikkatimi çekti. Birsürü kişinin dizüstü bilgisayar taşıdığını farkettim. Eh dizüstü bilgisayarlar bu aralar fazlaca satılıyor. Çünkü insanların ihtiyaçları bu yönde artarken, dizüstü fiyatları düşüyor. Yalnız benim dikkatimi çeken bu değildi, insanların dizüstülerini taşıma şekilleriydi. Bazıları ellerinde, bazıları omuzlarına asılı bir şekilde, o dizüstü firmalarının verdiği hepsi birbirinin aynı olan çantaları taşıyorlardı. Üstelik de bu çantalar çok kullanışsız olan, arkasında ve önünde bir cep olan, fareyi ve şarj aletini koyunca patlayacakmış görüntüsü veren çantalar.

Madem dizüstülere bu kadar talep var, o zaman dizüsütü çantalarının da diğer dizüstü bilgisayar ekipmanları gibi önplana çıkartılmasının gerektiğini düşünüyorum. Zira benim dizüstü çantam sırt çantası şeklinde, ayrıca bu çantam yanımda olmasa bile, taşımak çok daha kolay olduğundan dizüstümü bir sırt çantasına koyuyorum. Buna şaşıran, ne güzelmiş diyen birsürü kişiye rastladım ki bu kişilerin hepside bilgisayar firmasının verdiği çantayı kullanıyordu.

İster el çantası olsun ister sırt çantası, teknolojik ürünler satan bir mağazaya gidip baktığınız zaman birbirinden güzel, çok kullanışlı, renkli-resimli bir sürü çanta bulabilirsiniz. İnanın firmanın verdiklerinden çok daha kullanışlılar.


Usb ürün bağımlılığı gitgide artıyor. Neredeyse göbek bağı usb kablosu şeklinde olan çocuklar doğacak. UsbTabi bu artış haklı bir artış, çünkü usb ürünlerin kullanışları kolay.

Bazen ise, usb ürünlerin kullanımının çok zorlaştığı, içinden çıkılamaz bir hal aldığı da oluyor. Özellikle bilgisayarınıza ulaşamayacak bir yerdeyseniz. Bilgisayar kullanabilmek için bir internet kafe veya bilgisayar odası gibi bir yere mahkumsanız.

Sorunun sebebi: Usb ürünü yapan firmanın yalnızca kendi dosya uzantısını kullanmak istemesi, bunun için de kullanıcıyı sürücü programı yüklemek zorunda bırakması.

Bir Sony Walkman’ın kendisini usb bellek olarak gösterdiğini fakat içine kopyalanan müzikleri kullanmadığını gördüm. IPod ise kendisini usb bellek olarak bile göstermiyordu.

Sorunun önüne geçmek için el sıkışma (handshake) protokolü diye bir protokol var. Basitçe anlatmak gerekirse: Cihazı bilgisayara bağlarsınız, eğer bilgisayar cihazı tanımazsa cihaza onu tanımadığını söyler. Bu durumda cihaz, sürücüsünü bilgisayara yollayarak bilgisayarın kendisini tanımasını sağlar.

Ben burada cihaz bütün bir programı bilgisayara yollasın demiyorum. Zaten bu programlar sürekli olarak yenilenen programlar olduğu için cihazın içinde güncellenemeyecek ve sorunlara neden olacaktır. Ayrıca dosya boyutu büyük olabilir, kurulumu uzun olabilir veya etkinleştirme isteyebilir.

Benim dediğim; cihaz yalnızca sürücü programını bilgisayara tanıtsın. Kullanıcı cihazın bilgisayarım klasöründe bulunan simgesine girip, istediği dosyaları içine kopyalasın ve sürücü program bu dosyaları otomatik olarak cihazın istediği biçime sokarak kaydetsin. Eğer dosyalar bu biçim için uygun değilse, cihazın içinde farklı bir şekilde yerlerini alsınlar, yani cihaz usb bellek olarak da kullanılabilsin. Cihazın içinden bir dosya çıkartmak için de bu işlem tersi bir şekilde çalışır. Asıl program ise cihazın kullanımına ilişkin daha fazla özellik sunar.

Ben burda hiçbir firmayı veya cihazı kötülemek veya hiçkimseye birşeyler öğretmek istemiyorum. Sadece bu ürünlerin nasıl daha kullanışlı olabileceğine dair fikrimi sunuryorum.




© 2007 - 2008 YeniBirFikir.net - Furkan TURAN
Kaynak belirterek içerikten faydalanabilirsiniz.