Trafiğe çıkan araçlar her geçen gün artarken, bu arçalarla ilgili sorunlar da sürekli olarak artıyor. Kuralların ihlal edilmesi, çalıntı araç kullanılması ve arızalı araçlarla trafiğe çıkılması bu sorunların önde gidenleri. Araçların takip edilememesini de bu sorunlara ekleyebiliriz, üstelik bu sorun diğer sorunların sebebi niteliğindedir. Eğer araçları takip edebilirsek bu sorunların büyük miktarda önüne geçmiş oluruz.
Araçları nasıl takip edebiliriz? RFID yani radyo frekansı ile tanımlama teknolojisinden yardım alırsak ve her aracın olmazsa olmazı olan ruhsatları, RFIDlerle değiştirirsek araçlar sürekli olarak takip altında olcaktır. Ayrıca RFID’leri ruhsat bilgilerine ulaşmanın yanı sıra arabanın teknik aksamına ait önemli arızalara, aşırıya kaçan hız değerlerine ulaşmak için de kullanabiliriz. Takip noktaları da köprü ve tünel girişleri, içerisinde bilgisayar bulunan (ki birçoğunda var) trafik polisi arabaları, alışveriş merkezleri gibi yerler olacaktır.
Sistemin getireceği avantajların bir kısmı:
-
Bu sistemde araç daha trafik polisinin yanından geçerken polis, aracındaki bilgisayardan araca ait bilgilere ulaşabilir.
-
Herhangi bir trafik polisi arabasının yanından geçen araçlar sürekli olarak polisi meşgul etmeyecek şekilde taranır ve çalıntı arabaya rastlanırsa polis uyarılır.
-
Bir köprüde veya tünelde bir aksilik olması takdirde hangi araçların içeride bulunduğu tespit edilebilir.
-
Yalnızca şirket araçları için internet üzerinden takip mekanizması açılabilir.
-
Takip altında olan bir aracın en son hangi şehre veya alışveriş merkezi gibi bir alana giriş yaptığı bulunabilir.
-
Otomatik geçiş sistemleri için fazladan bir cihaz daha takmaktansa bu mekanizmaya bilgisayar üzerinden kaydınız işlenerek işlem daha kolaylaştırılabilir.
Sahtecilik olayı bitecek, bu sistemde sahte ruhsat gibi sahte RFID yapılamayacak diyemiyorum. Sonuçta içerisinde bulunan özel şifreleme sistemi bir şekilde kırılabilir. Yalnız bu sistem kırılsa bile bu ürünün sahtesini üretmek, maliyetli olacağı için ve düzgün çalışmayan RFIDde sahip araçların kendilerini belli edeceği için bu sistemin korsanını üretmek şu anda kullandığımız ruhsat sistemine göre çok daha zor ve caydırıcı olacaktır.
Kaynak belirterek fikirleri/yazıları kullanabilirsiniz.

03:12 - 10th Şubat 2008 Permalink
Merhaba
Bloğunuzun kaliteli içeriğinden ve yeni fikirlerinizden dolayı sizi kutluyorum, umarım projelerinizi gerçekleştirme şansını yakalayabilirsiniz.Başarılar.
13:49 - 9th Mart 2008 Permalink
Bu fikri biraz daha geliştirmek istersek, gis (coğrafi bilgi sistemleri) ile desteklenmesi halinde gerektiğinde polisin yanından geçerken aracın muane durumuna kadar gerekli tüm bilgiler ulaşılabilir. İstanbul’da trafikte giderken benim aklıma ise bu RFİD’den ziyade bu iletişimin iki yönlü olabileceği bir şey olmalı diye düşünüyorum (yani gerektiğinde arabaya da sinyal veya mesaj yollanabilmeli) zira trafikte ayımız çok, ambulansa yol vermeyen, trafiği tıkayan kişilere mobesa vb kameralar üzerinden operatör geliyor ceza diye mesaj yollayabilmeli
işin şakasını bir yana bırakırsak, istanbulda bir arabanın lastiğinin patlaması tüm trafiğin kitlenmesine sebebiyet verirken böyle bir iki yönlü iletişim imkanı olursa;
kaza veya arıza yapan sürücü bunu bildirebilir ve olay mahalline 10km, 5 km uzaktaki sürücü gerektiğinde direk bir mesaj ile farklı rotalara yönledirilerek trafik sürekli bir denetim altında tutulabiir. Neden olmasın ?
00:59 - 22nd Nisan 2008 Permalink
bu fikir için rfid yetersiz kalabilir yada gereksiz bir yatırım olacaktır. çünkü yeterince hız gürültülü ortamlarda yeterli olmayabilir. Bunun için geelcekteki wimax üzerinden internet kanalıyla yapılabilir.
Ayrıca rfid zaten yolda yakında en az 10 liraya herkese satacak (maliyeti neyse kendi işini kolaylaştırmak için yine bizim üzerimizden deve yüküyle parayı bakalım kimler kazanacak o ayrı konu)devlet 1 rfid çipini içinde emniyetinden lazım olacak diğer kurumlara kadar kullanılabilecek alan tahsis edilmiş halde olacak ruhsat, sigorta, yakıt vs için kulanıacak halde.